
Sözü sadece bir anlatım aracı değil; niyetin, hâlin ve kalbin tercümanı olarak gören bir eğitimci, davranış bilimleri uzmanı ve yazar. İletişimi, insanın önce kendisiyle kurduğu bağdan başlatan yaklaşımıyla; sözün hikmetle buluştuğunda nasıl şifa veren bir güce dönüştüğünü anlatır.
Çalışmalarında tasavvufi düşüncenin temel kavramları olan edep, niyet, sükût ve hikmet merkezî bir yer tutar. Ona göre söz, kalpten doğar; kalp arınmadan dil kemale ermez. Bu bakışla psikoloji ve iletişim bilimini, irfan geleneğinin inceliğiyle harmanlayarak; kadınlar, gençler ve farklı meslek gruplarıyla gerçekleştirdiği eğitim ve sohbetlerde sözcüklerin insan ruhundaki izini derinleştirir.
