<p>Pınar Yayınları</p>
20. yüzyılın ortalarında başlayan yeşil devrim, Marshall Yardımı gibi desteklerin ön şartı da yapılarak endüstriyel tarım ve fabrika çiftçiliği üretim modelleriyle dünyanın her yanına hızla yayıldı. Ancak çok geçmeden söylenilen faydaları sağlamaktan öte insanı ve yaşadığı tabiatı birçok yeni hastalıkla tanıştırdı. Toprak, hava, su kirlendi, biyoçeşitlilik azaldı, ekosistem geri dönülmesi zor değişimlere uğradı. İnsana ve tabiatına musallat olan birçok dert ve maraza rağmen, ülkeleri gıda üzerinde işgal etmenin başındaki akıl, yeşil devrimin yok edici üretim modellerini idealize etmekten hâlâ vazgeçmiş değil.
Bizi ve Tabiatı Hasta Eden Tarım, siyasetin, ekonominin, sağlığın ve sosyal bilimlerin yıllardır tartıştığı problemlerin temelinde yatan probleme odaklanıyor. Sadece endüstriyel tarımın yıkımlarını kulak ardı eden aklın bugüne kadar söylediği yalanları ifşa etmiyor, aynı zamanda bütün bu bilim dallarının tartışmalarında atladığı zirai politikaların her toplum için önemine de dikkat çekiyor. Geleneksel ziraatçılıktan kopan ve her hayatı sağlığıyla, gıdasıyla, çevresiyle, sosyoekonomik yapısıyla tahrip eden kimyasal girdilerin, antibiyotiklerin, hormonların, tohumların yapısını ve besin değerini bozan GDO ve hibrit teknolojilerin karanlık dünyasına ışık tutarak yapıyor bunu.
Bizi ve Tabiatı Hasta Eden Tarım, ziraat sorununu bütün kesimlerce düşünmenin ve tartışmanın gerekliliğinin altını çiziyor. Tecrübe ile bilgi birikimini harmanlayan eser insanların lokmalarından esir alma derdindekilerin dünyaya musallat ettiği yeşil devrim üretiminin nasıl bir vahşet olduğunu ortaya koyuyor.
Aralık 1962 Erzurum Hınıs doğumlu. 1985 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesinden mezun oldu. Muhtelif gıda fabrikalarında ziraat mühendisi olarak çalıştıktan sonra 1992 yılında Avustralya’ya gitti. 14 yıla yakın bir süre Victoria Eyaleti Tarım Bakanlığında çalıştı. 2004 yılında Melbourne Üniversitesi, Gıda Bilimleri ve Tarımsal İşletmecilik Bölümünde tarımsal girdi ve kaynakların optimum kullanımı konusunda yüksek lisans yaptı. 2007 yılında bir tarımsal danışmanlık firmasında üst düzey yönetici olarak Türkiye’ye döndü. Yaklaşık 2 yıl sonra aralarında Tarım, Çevre, Turizm, Kalkınma, Ticaret ve Ekonomi bakanlıklarının yararlanıcısı olduğu, UNDP, AB ve EBRD gibi uluslararası kuruluşların tarımsal işletmecilik ve kırsal kalkınma ilişkili projelerine danışmanlık yapmaya başladı. Ziraat alanında yazılmış birçok bilimsel makalesi ve kitabı bulunan yazar, tarımsal işletmecilik ve zirai üretim alanlarında sürdürdüğü danışmanlık işinin yanında son 16 yıldır kendi kurduğu zeytinlikte sentetik gübre ve kimyasal zehirlere uzak, tabiatı önemseyen çiftçilik yapmaktadır. Tarım alanındaki çalışmalar dışında son 30 yıldır Avustralya ve Türkiye’de yayımlanan Australian Turkish Weekly ve Yeni Söz gibi gazetelerde sürdürdüğü yazarlık serüvenine hâlen Gerçek Hayat dergisinde devam etmektedir. Son yıllarda endüstriyel tarım, iklim değişikliği, gıda güvenliği, sürdürülebilir tarım, sosyal kredibilite sistemi, yapay ve sentetik gıdalar özelinde insan, gıda, sağlık, çevre, şehir ve teknoloji ilişkisi üzerine yazılar kaleme almaktadır.